Rüyamdan Uyanıp Bir Şehre Vardım

(Babası Yakup) “Yavrucuğum, rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır.” (Kur’an, Yusuf; 5) (Rüya tabircileri) Dediler ki: “Rüya dediğin karmakarışık hayallerdir. Biz ise böyle karışık hayallerin yorumunu bilemeyiz.” (Kur’an, Yusuf; 44) “Dünya hayatı bir rüyadan ibarettir. Dünyada servet sahibi olmak rüyada define bulmaya benzer. Dünya malı nesilden nesle aktarılır … Devamını oku…

Pavese ve 305 Numaralı Oda

/İtalyan yazar Pavese ve 305 numaralı oda her zamankinden daha çok uykusuzdu/ Odanın içine kıvrılıyordu; kapının üzerinde biriken kokularca salaş gözlüklerinin şarapla parsellendiği masalara bırakıldığına tanık ‘kırmızı mızraplı defter’. Masa her zamankinden daha kalabalıktı şimdi. Soluk soluğa içilen terk edilmiş masallar dökülmek istiyordu bu deftere. Eşyalar… Eşyalar… Suratına indirilmiş bir yığın yalnızlık çarpıp duruyor şimdi … Devamını oku…

Denizdeki Orman

Denize sevdalı birinin bir ormanda kaybolmasının hikayesi. Denizin sonsuzluğu,saflığı içinde kendini özgür hissetmek isteyen kadının bir orman içinde kaybolması. Her insan birini sevmek ve kişi tarafından sevilmek ister. Ben sadece evim olsun istedim. Sen hiç evsiz kaldın mı adam? Sen hiç evin olsun istedin mi? Sende sadece aşık olmak isteyenlerden misin? İlk baktığım an anladım … Devamını oku…

Müstakil Bir Kalp

Şimdi siz, telefonunuza gelen bir mesajla intihar etmeyi mi düşünürdünüz yoksa size bunu düşündüren kişiyle aynı masada oturmayı mı? Ben ikinci şıkkı seçtim. O gün bardan içeri girdiğinde, üstünde pahalı kahverengi deri ceketi, boyundan büyük deri siyah çizmelerinin içine soktuğu siyah kot pantolonuyla, at kuyruğu yaptığı saçları ile yavru bir tayı andırıyordu. Ben üzerimde salı … Devamını oku…

Kış Geliyor Galiba

Yağmur yağıyor. Hırçın, kırgın ve suskun. Canı acıyor sokakların ve ağaçların. Rüzgar tüm bu hırçın yağışa karşı çıkmak istermiş gibi hızlıca esiyor. Aslında rüzgâr bu hırçın güzelin her bir tanesiyle dans etmek istiyor. Esişinden belli ama elinden bir şey gelmiyor.         Bir minibüs yağmura isyan eder gibi hızlıca ve yerdeki suları sağa sola … Devamını oku…

Küçükken Ben

Küçükken yaramaz olduğum söylenirdi… Bu aralar büyüdüm, şimdi de çok konuştuğumu söylüyorlar. Yaramazlığımı (her çocuk biraz afacan değil midir?) savunamam ancak konuşkanlığım konusunda haksızlar. Çocukluğumdan kalan pek hatıram yok… Küçük bir kara trenim varmış, onu aldığım ilk gün evimizin karşısındaki benzin istasyonu yanıyormuş; ben kara trenime sımsıkı sarılıp, kara trenim yanacak, diye ağlıyormuşum. Uyanır uyanmaz … Devamını oku…

Aynalarla Hasbihal

Can olmak, canan olmak, nigar ve sanem olmak, afitab olmak, dilber olmak, dilara olmak, gülemdam olmak, peri olmak, melek diye anılmak, mehlika diye tanınmak, hep dildar sanılmak, bazen tabip bazen habib yerine konulmak, yardan, dosttan, mahbubtan öte bilinmek onu onure eden, kalbinin bam teline dokunan hitaplardı.Ve belki de yüzyıllardır süren dillere destan nazının ardındaki sebep … Devamını oku…

Bir Rüya

‘‘Nous rêvons de ce que nous avons vu, dit, désire ou fait.’’ Bir masal nasıl anlatılır, bir hikâye, bir roman nasıl yazılır. Bütün bunları bırakın ve bana şunu söyleyin: Başından geçen olaylar, yaşadığı bir hatıra, geçip giden anlar, gördüğü bir rüya; evet, en önemlisi de gördüğü bir rüya, söyleyin nasıl dökülür dile bir insanın ağzından? … Devamını oku…

Emile Zola’nın Meyhane’si

“ Hepimiz Emile Zola’nın Meyhanesi’nden çıktık “ Biraz edebiyat ile ilgileniyorsanız aklınızı kurcalayan bir şeyler olmalı. Evet evet, bir yerden aşinasınız. Şayet Rus edebiyatıyla ilgileniyorsanız “ Hadi oradan, seni pis hırsız! “ dediğinizi duyar gibiyim. “ Hepimiz Gogol’un Paltosu’ndan çıktık “ sözünden bir alıntıdır efendiler! Doğrudur. Söyleyeni Dostoyevski deseler de anonim olduğu da kudretle muhtemeldir. … Devamını oku…