Cemal Süreya Ve Papi̇rüs Ve Şi̇i̇r

Papirüs’ün çıkış serüveni ve dönemin edebi atmosferi…

– DERGAH / KAYNAK

Dergiler edebiyatımızın laboratuvarıdır diyen bir şair siz de hak verirsiniz ki dergiciliğe inanılmaz bir şekilde eğilir. Aslında pek bilinmez! Derginin düşünülen adı Ararat’tır. Nisan 1966 19.sayıda Memet Fuat’ın çok tesirli dergisi Yeni Dergi’de bir ilan yer alır. “Servet-i Fünun, Dergâh, Yeni Mecmua, Varlık, Yeditepe, Yenilik, Yeryüzü, Açık Oturum, Kaynak, Dost, Papirüs, Değişim, Yeni Dergi, Dönem, Devinim, Soyut, Şiir Sanatı, Yordam ve ARARAT. Ararat Mayısta çıkıyor. Yöneten: Cemal Süreya.”Yazışmalar duyurular bu isim kullanılarak başlar. Tam o sırada Ermeniler Ararat Dağı’na sahip olmak isteyince yeniden Papirüs’e dönülür. Konur Ertop bir yazısında bahseder bundan. 4 sayfa biçiminde hazır edilen ilk sayısı Ağustos 1960’ta çıkar. 2.sayı ise Mayıs 1961 tarihinde okurla buluşur. Papirüs’ün bu iki sayısı Cemal Süreya’nın işi sebebiyle gecikir ve Ankara’da doğar. Asıl büyük çıkış İstanbul’da derginin ikinci dönemine denk gelir büyük çıkışı. Ankara yıllarında derginin ilk üç sayısında künye bilgilerinde Ergin Günçe’yigörürürüz. 1966 Haziran ayında yayınlanan sahibi ve yazı işleri müdürlüğünü II.Yeni şiirinin önemli şairi Cemal Süreya tarafından şiiri ve edebiyatı kucaklamak için yola revan oldu.

– ŞİİR SANATI / YEDİTEPE

60’lı yıllar edebiyatında ciddi işler ortaya koyuluyor. Bir yandan 1933’ten beri şiir ve edebiyatın büyük işlerini omuzlamış şiirin ve edebiyatın amiral gemisi Varlık, resmi ideolojinin paradigmasını sürdürürken, 1951’de Türk Dil Kurumu’nun çıkarmaya başladığı Türk Dili, Vedat Günyol’un 1952’den itibaren çıkardığıYeni Ufuklar’ı, 1964 yılında çıkarılmaya başlanan Memet Fuat’ın Yeni Dergi, 1966’da çıkarılan Hüseyin Cöntürk’ünYordam’ı, 1965’te çıkan Halil İbrahim Bahar’ın Soyut’u, yine 1965’te çıkan Kemal Özer’in Şiir Sanat’ı bir çok genç şair ve yazarlara merkezi dergi olmuş onların toplandıkları yerler olması bakımından önemli… Ama ve fakat Sezai Karakoç’un Diriliş’i yeniden bir es verdikten sonra çıkarken, Mehmet Çınarlı’nın lokomotifliğini yaptığı Hisar’ı aslan unutmamak lazım.

– YENİ MECMUA / YENİLİK

– DİRİLİŞ / HİSAR

– SOYUT / VARLIK

– YENİ DERGİ / YORDAM

– SONRAKİ SAYFA

1961’de 30 bin tirajla çıkış yapan Yön dergisi ve sonradan 60’lı yılların sonuna doğru çıkan Ant dergisini (1967) saymak lazım gelir. Bu dergiler bugün Türk edebiyatı müfredatını oluşturan isimler ile doludur.

– ANT

Papirüs, İkinci Yeni için merkez bir dergi…

İkinci Yenicilerin yazdığını düşünürsek neden olmasın. Şöyle ki Papirüs’ün çıktığı dönem II.Yeni şiirini yazan şairlerinin dağılma zamanlarıdır. Dergiye baktığımızda Süreya, bazı sayılarda arkadaşlarının isimlerini arz ederken bir sonraki sayıda onların ürünlerinin yer alacağınıbelirtir. Buradan bakıldığında geç kalınmış bir toplanma yeri olarak düşünebiliriz. Öyle ki İkinci Yeni şairleri burada yayınlanan birçok şiirini kitaplarına almıştır. Ama benim tespitim en çok da az önce söylediğim gibi genç şair ve yazarların merkez dergisi olmuştur. Şairliği Papirüs’le kabul gören o dönemin gençleri var mesela:

Derginin yayın politikasının oluştuğu bağlam…

Çeviriye önem verilir. Fakat az yer tutar. Bize ait olan üzerinde durur Cemal Süreya. Günümüz edebiyatı üzerine kafasını çok yorar. Hatta arkadaşlarının anlattığına dayanarak söylersek yemek yerken dahi derginin baş yazılarının iskeletini oluşturur onları hemen yanı başında duran kağıtlara not alan bir şair ve yazar var karşımızda dağ gibi yükselen. Sanatın sorunları üzerine, nesnel ve geniş inceleme yazıları roman, hikâye ve şiir üzerine eleştiri metinleri yer alır. Kendisi o dönemde yabancı dil eğitimi alan yabancı kaynakları okuyanlardan bahsederken kendi değerlerimizi de es geçmemek gerekliğini geçmiş dönemlerde ortaya eserlerini koyanların verimlerine bakmak gerektiğini mesela bir grup genç kalemin Eski Yunan’a yaslanarak eser verdiklerini buna sıcak bakmadığını düzyazılarında söyler.

Şairin ortaya koyduğu Göçebe, Kars, Mardin, Yunus ki Sütdişleriyle Türkçenin şiirlerini boşuna yazmadı diye düşünüyorum. Bize ait olanı önemsemiştir. Dergide haber verdiği çalışmalar vardır arkadaşlarıyla karar kıldıkları. Ülkü Tamer’in Zaloğlu Rüstem kitabı, Cemal Süreya’nın Hazreti Ali’nin Cenkleri çalışması yayın politikaları hakkında bize bilgi verir. Ama ve fakat Cahit Zarifoğlu’nun şiirini de görürüz dergide. O yedi güzel adamdan biri. Sonra Sezai Karakoç ile aynı okul çıkışlı olması aralarının hep iyi olması neticesinde bilgi alışverişleri olmuştur. Kapalı devre anlayışa sahip değildir Papirüs.

Çok garip gelecek mesela derginin içinde ürünleri yayınlanan İsmet Özel ve Ataol Behramoğlu sonradan Halkın Dostları adlı dergiyi çıkaracaklardır ve orada İkinci Yeni şiirini ve şairlerini yerden yere vurarak onların birer burjuva şairleri olduğunu söyleyerek, hiçbir toplumsal sorunlara değinmediklerini ağır bir dille belirterek burjuva sınıfı için edebiyat icra ettiklerini söylerler.

– HALKIN DOSTLARI

Çıkış söylemleri “Gerici Sanata Hücum”dur. Zaten Halkın Dostları Mart 1970’te çıkar ve bundan iki ay sonra Papirüs kapanır. Fakat Halkın Dostları bu söylemle çıkmıştır ama kendilerini de bu söylemin içinde bulmuşlardır. Bence o dönemde yapılması zor bir olaya da dergi yayın politikasında gösterebileceğimiz karşıt görüşlere sayfalarında yer vermiş olmasıdır. Malum Asım Bezirci çok ağır yazılar yazmıştır İkinci Yeni için. Ona dahi çok sayfa ayırarak düşüncelerini paylaşması için alan açılmıştır. Bu belki de farklı düşünceleri bir potada tutarak derginin daha geniş bir kitleye ulaşması planlanmış olabilir. Sadece bir kesime ait değil mesajı. Ama bakıldığında sosyal gerçekçilerin, Kemalist anlayışta olan şairlerin ve yazarların çok olduğunu görürüz. Büyük bir hoşgörü vardır Cemal Süreya’da ve doğal olarak Papirüs’te. Burada yazanların gözden kaçmaması gereken en büyük özellikleri arasında konuşabilecek çok şeyleri vardır. Ve konuştukları konular hakkında sıkı ve sağlam bilgiye sahip olmalarıdır. Yabancı dil de biliyorlar. Bir bakıyorsunuz dünya şiirinden konuşurken birden dünya sineması içinde kendinizi bulursunuz. Derken dünyaca ünlü ressamların çizdikleri oradan roman ve hikâye, onların içinde yer alan bir heykelin muntazam akışına derken bir de bakmışsınız bir tiyatro oyunu hakkında sağlam ve çarpıcı bir yazı çıkar; toplumsal sorunlar yazılarda bir gergef gibi işlenmiş. Ez cümle entelektüel birikimi olan bir dergide Papirüs’te yazanların yansıması söz konusudur.

Cemal Süreya’nın edebi hayatında ’ün durduğu yer…

Paris’e gider. Bilinen bir hikâyedir. Orada birikimleriyle bir CHEVROLET alır ve ülkeye gelir. Fakat gümrük vergisinden dolayı ülkeye alamaz arabasını. O da çareyi arabasını taksitle satarak bulur ve söylenilen bir şeydir o dönem çok ihtiyacı olan akrabasına birazını vererek hep düşlediği ve edebiyat tarihinde çok iz bırakacak bir dergiyi çıkarmayı başarır. Arabasını satarak bir edebiyat dergisi çıkışı hikâyesi ortaya çıkmıştır. Papirüs hayat sınırlarını belirlediği gibi bizlerin sonradan okuyacağı Günübirlikler ve Şapkam Dolu Çiçekle yazılarının çoğunu burada yayınlamıştır. Bu da hem onun edebi hayatında hem de bizim edebiyat tarihimiz açısından çok önemli bir yer teşkil eder.

Papirüs, Türk dergiciliğine hem yenilik hem de heyecan getirmiştir…

– PAPİRÜS

Yenilikten ziyade çok muazzam bir heyecan getirmiştir. Çünkü başta Cemal Süreya olmak üzere İkinci Yeni şairleri zaten yeniliğin tâ kendisiydiler. Şayet yenilik sayılabilecekse karşıt görüşlere yer verir. Kendi şiir anlayışlarına yakın; ama beslenilen alanlar bakımından farklı… Mesela 1960’ların sonuna doğru çok ağır eleştiriler gelirken, Derginin de 16.sayısı olan Nazım Hikmet özel sayısı hazır edilir. Süreya imzasız sunuş yazısında şöyle der: “Şiirini hayatıyla tam doğrulamış bir şairdir. Ama daha önemlisi hayatını şiiriyle eksiksiz bir planda doğrulamayı da bilmiştir. Onun şiirin en büyük deneylerinden biri olduğunu” söyler. İlginçtir, 8.sayıda hazır edilen Orhan Veli özel sayısında Orhan Veli’yi bu denli yetkin bulmaz hatta onu suçlar. Onun büyük bir fırsatı kaçırdığını söyler. Eskiye karşı çıkarken Yeni olanın kurallarını belirleyemediği için. Aklıma gelmişken söylemeliyim belki değil kesin bir yenilik olarak bir farklılık olarak gösterebileceğimiz Kasım 1969 sayısında 160 sayfalık İkinci Yeni Antolojisi’dir. Mehmet Doğan ve Turgay Gönenç’in hazırladığı bu antoloji derginin ana hatlarını poetik anlayışı olarak da görülebilir.

Derginin ana omurgasını hangi yazar ve şairler oluştururdu…

Cemal Süreya başta olmak üzere o dönemin o kadar önemli isimleri yazmıştır ki. Papirüs’ün değişmez öykücüleri var. Onlardan biri Tomris Uyar diğeri de Firüzandır. Muzaffer Buyrukçu, Leyla Erbil, Nedim Gürsel, Erdal Öz, Haldun Taner, Demir Özlü, Necati Tosuner, Selim İleri ve Necati Cumalı isimler de aralıklarla eserlerini yayınlar. Kuramsal yazılarıyla, Asım Bezirci, Ahmet Oktay, Adnan Binyazar, Abdulbaki Gölpınarlı, Kemal Tahir imzalarına rastlarız. Turgut Uyar, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Metin Eloğlu, Gülten Akın, Ceyhun Atuf Kansu, Cahit Zarifoğlu, İsmet Özel gibi isimleri de saymak lazım. İsimler şüphesiz çoğaltılabilir.

Yazar: Mustafa Fırat