Koltukta Oturan Adam, Babam

Kavgaya girdik, ben ve babam, dört kişiydik, nasıl mı? Yaklaşın anlatıyorum a dostlar! Babam doğduğunda Başbakan Adnan Menderes’ti. Yani şimdilerde yaşlı bir adam benim babam. Babam doğduğunda babasının ölümüne yirmi yıl vardı. Yani genç yaşta babasız kalmış benim babam. Babam doğduğunda yirmi üç yıl varmış seksen darbesine. Yani öyle boktan bir gençlik yaşamış benim babam. … Devamını oku…

Rüyamdan Uyanıp Bir Şehre Vardım

(Babası Yakup) “Yavrucuğum, rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır.” (Kur’an, Yusuf; 5) (Rüya tabircileri) Dediler ki: “Rüya dediğin karmakarışık hayallerdir. Biz ise böyle karışık hayallerin yorumunu bilemeyiz.” (Kur’an, Yusuf; 44) “Dünya hayatı bir rüyadan ibarettir. Dünyada servet sahibi olmak rüyada define bulmaya benzer. Dünya malı nesilden nesle aktarılır … Devamını oku…

Kedi Uykusu

Kediler gibi, dünyada ne olursa olsun umursamadan uyusam, hatta rüya görmemek için uykumun içinde de uyusam. Derin uyku dedikleri şey öyle olmalı. Üzerimdeki ağırlıktan kurtulurum belki. … Saçlarını hızlı bir hareketle topladı. -Ellerin titriyor, bir şey mi oldu? dedim. Ellerine öfkeli bir bakış fırlattı: -Titremem bir türlü geçmedi. Ne yaptıysam olmadı. Kantaron kullandım, anason çayı … Devamını oku…

Pavese ve 305 Numaralı Oda

/İtalyan yazar Pavese ve 305 numaralı oda her zamankinden daha çok uykusuzdu/ Odanın içine kıvrılıyordu; kapının üzerinde biriken kokularca salaş gözlüklerinin şarapla parsellendiği masalara bırakıldığına tanık ‘kırmızı mızraplı defter’. Masa her zamankinden daha kalabalıktı şimdi. Soluk soluğa içilen terk edilmiş masallar dökülmek istiyordu bu deftere. Eşyalar… Eşyalar… Suratına indirilmiş bir yığın yalnızlık çarpıp duruyor şimdi … Devamını oku…

Bir Ömürlük Misafir

Emperial Otel’de sabaha karşı başlayan yangın uzun süre söndürülemedi, müdahale etkili olduğundaysa geride bir yığın kül bulutu kalmıştı. Tüm ihtişamıyla ayakta duran, cemiyette tanınmış kişilerin yolgeçen hanı olan bu otel, artık içinde kalan kırk altı kişiyle koca bir mezar olmuştu. Tüm İstanbul bu yangını konuşmakta, yetkililer kundaklama şüphesi üzerinde durmaktaydı. Öylesine görkemli bir binanın zenginlikten … Devamını oku…

Denizdeki Orman

Denize sevdalı birinin bir ormanda kaybolmasının hikayesi. Denizin sonsuzluğu,saflığı içinde kendini özgür hissetmek isteyen kadının bir orman içinde kaybolması. Her insan birini sevmek ve kişi tarafından sevilmek ister. Ben sadece evim olsun istedim. Sen hiç evsiz kaldın mı adam? Sen hiç evin olsun istedin mi? Sende sadece aşık olmak isteyenlerden misin? İlk baktığım an anladım … Devamını oku…

Kutsal Kitap

“Zeus tahtından düşmedikçe benim işkencelerimin sonu yok!” –Prometheus Kral’ın yüzü kıpkırmızıydı. İnsan evladına benzer yanı yoktu. Ağzı köpüre köpüre: “Sen!” dedi: “Sen Tanrısal düzene kafa tutmuş, şehrin yasalarına karşı çıkmış bir hainsin! Kutsal kitaba göre cezan bellidir. Arınacaksın!” Sonra elindeki kitabı gösterip kör öfkesiyle ilave etti: “Âdem’in yerini söylersen…” Havva hiddetle ileriye doğru iki adım … Devamını oku…

Çubuk Anten

Rivayetlere göre İngilizlerin “Aptal kutusu” dedikleri televizyon, insanlık hayatına girdiğinden beri doksan dört yılı geçti. Amerikalı Fotoğrafçı Donna Stevens’in Idiot Box (Aptal Kutusu) adını verdiği çalışmasında televizyon karşısında uzun süre duran çocukların çekilen fotoğraflarına bakarsanız, İngilizlerin pek de haksız olmadığını görürsünüz. Konumuz televizyonun zararları olmadığı için bu mevzuyu kıssadan hisse babından geçiyorum. Televizyonun mucidinin John Logie … Devamını oku…

Renkli Battaniye

“İstediğim, denizi yazmak. Zümrütlerin, gökyakutların sabrını; ağaçların tarihsizliğini… İrili ufaklı, kirli duvarlı, küçük pencereli evleri uzayıp giden, ‘Ah! Şu zamanada bir görseydin karşı tepelerden buraları, kim bilir ne kadar severdin?’ diye sohbetlerde yer eden, sevgiye susayışı artan, yazılan, resmedilen, mavi gözlü uzak şehirde, şehrin ortalarında bir sokakta, sokağın yokuş yolunun sonunda, beş altı katlı bir … Devamını oku…

Cemal Süreya Ve Papi̇rüs Ve Şi̇i̇r

Papirüs’ün çıkış serüveni ve dönemin edebi atmosferi… – DERGAH / KAYNAK Dergiler edebiyatımızın laboratuvarıdır diyen bir şair siz de hak verirsiniz ki dergiciliğe inanılmaz bir şekilde eğilir. Aslında pek bilinmez! Derginin düşünülen adı Ararat’tır. Nisan 1966 19.sayıda Memet Fuat’ın çok tesirli dergisi Yeni Dergi’de bir ilan yer alır. “Servet-i Fünun, Dergâh, Yeni Mecmua, Varlık, Yeditepe, … Devamını oku…